Garden Route Gezisinin 5N-1K’sı

Aralık ayında 1 aylık yıllık iznimin olduğunu öğrendiğim anda koymuştum bir road trip (karayolu seyahati- arabaya atlayıp o yer senin bu yer benim gezmek) yapmayı. Bulunduğum coğrafyada bunun için sayısız seçenek vardı. Yahu bir kere Afrika’dayım. Bir tarafımda muhteşem çölleri dillere destan Namibya, bir tarafımda dünyanın en büyük deltalarından birine sahip safari cenneti Botswana, diğer tarafımda kumsalları ve deniz ürünlerini görmeye niyetlendiğim Mozambik. Ama sonra dur dedim ne oluyor, daha içinde bulunduğum, yaşadığım koskoca Güney Afrika’nın belki de yüzde 1’lik kısmını bile görmemişim. Daha sonra elimdeki bütçeyi de göz önüne alarak bu bütçeden maksimum zevki alabileceğim rotayı belirledim: Garden Route.

Tam olarak ne bu Garden Route?

Güney Afrika’nın batıda Cape Town’dan başlayıp doğuda Port Elizabeth adlı şehrine kadar uzana kıyı şeridi Garden Route olarak geçiyor.

Peki neler var Garden Route üzerinde?

Şey gibi düşünün, İstanbul’dan arabaya atlamışsınız geze geze Ege ve Akdeniz sahillerini dolaşıyorsunuz. Buranın da en popüler yaz aktivitelerinden biri bu aslında.

Bu kıyı şeridinde neler yok ki! Yeri geliyor köpekbalıklarıyla dalış yapıyorsunuz, yeri geliyor saatler süren zorlu bir yürüyüşten sonra “ah bu tepede ağaç olsam” dedirten manzaralarla karşılaşıyorsunuz, sıcakladığınızda kendinizi uçsuz bucaksız kumsallarda masmavi okyanus dalgalarına bırakıyorsunuz, eğer poponuz yerse 280 metre yükseklikte bir köprüden bungee jumping yapmak suretiyle atlıyorsunuz. Vahşi hayat mı, alası var! Ziyaret edebileceğiniz irili ufaklı safari parkları bir yana, yolda giderken yol kenarında güneşlenen maymunlara alışıyorsunuz.

Tüm bunların dışında alacağınız yüzlerce kilometrelik yolun kendisi bile başlı başına bir sebep bence. Yolda giderken o kadar çok durup fotoğraf çekmek istediğim an oldu ki, herhalde hepsinde dursak seneye anca dönerdik! Neyse ki hala gözümüz ve beynimiz en gelişmiş kamera (bildiğim kadarıyla).

Detayları birazdan rotamda göreceksiniz.

Kimlerle gittim?

Aslında mağazada kıyafet değiştirir gibi gezi grubu değiştirdim desem yalan olmayacak.

Öncelikle Tokyo’da tanıştığım Amerikalı bir çocukla plan yapmaya başlamıştık, ama kendisi biraz fazla fazlaydı. O sırada Cape Town’daki Couchsurfing topluluğu üzerinden tanıştığım Simon isimli Alman gençle de iletişim halindeydik. Simon ile benim Amerikalı’yı tanıştırdık, sonra Simon’ın iki tane Alman arkadaşı (ama aslında nefret ediyor onlardan) da gruba dahil oldu.

Grupta konuşmalar dönerken biz Simon’la DM’den konuşmaya devam ettik. Ben benim Amerikalı’yı o da diğer Almanları çekiştirip durduk karşılıklı. O ara başka gruba dahil olduk ama onlar da fazla aceleye getiriyordu her şeyi, oradan da çıktık.

O sırada yine Couchsurfing üzerinden tanıştığım hatta birlikte Constantia’da şarap tadımına gittiğim Delight (evet adı gerçekten bu) Simon’ı evinde ağırlıyormuş meğer. Simon Delight’ı ikna ediyorken bana da tam o sırada Couchsurfing sitesinden Antreas isimli Yunan bir genç mesaj attı. Kendisi bir buçuk senedir burada yaşayan ve annesinden dolayı vatandaşlık almış Kıbrıs Rum asıllı, hal ve tavırları ile Türklere oldukça benzeyen, oldukça enerjik bir şahıs. Ben arabama atlayıp böyle bir gezi yapmak istiyorum deyince “Aha okeye dördüncü bulduk” dedim.

Anında muhteşem dörtlüyü oluşturduk! Ben ve Simon önceki beşliye türlü bahanelerle tekmeyi basıverdik. Onlar hala şu an Güney Afrika’nın bir yerlerinde geziyor aslında.

Velhasıl kelam, yol arkadaşlarını seçmek aslında bir kumar. Vezir de olabilirsiniz, rezil de. Ama bir daha yola çıksam yine bu dörtlüyle yola çıkardım herhalde. Tabi arada gerilmedik mi, gerildik. Gezimiz bir iki gün daha uzasa birbirimizi saç baş yolardık hatta bence :D. Hele ben arada Antreas’a kıl olabiliyordum. Normalde böyle milliyetçi ccc bir tarafım yok ama “baklava bizim, döner bizim” muhabbeti olunca kendimi kaptırıyorum.

Simon, Dee, Antreas ve bendeniz

Yılın hangi zamanı gitmek lazım?

Bence yılın her zamanı gidilir. Çok cicişko bir iklimi var bence Güney Afrika’nın güney kıyılarının. He, fırtına çıktı mı çıkıyor ona sözüm yok. Tabi ki yaz ayları olan Aralık-Ocak-Şubat (La hala bunu yazarken elim kayıyor Hazir… yazıyordum ilk) ideal çünkü okyanus, göl, nehir gibi serinleyebileceğiniz bir yığın inanılmaz güzel nokta var. Yazın gezmenin iki zorluğu var bence. Birincisi havanın sıcaklığı ve güneş ışınları. İkincisi- Hele ki noel zamanı- fiyatların artması, bazı yerlerin kalabalık olması vb vb küçük sorunsallar.

ROTAMIZ!

Delight ve Antreas’ın vakitleri biraz kısıtlıydı, dolayısıyla elimizde 10-12 gün gibi bir zaman dilimi vardı. Bence bu bölgeye tam tamına yetecek bir süre. Daha kısası aceleye getirmek oluyor. Gün gün yaptığımız aktiviteleri ve kaldığımız yerleri şimdilik kısaca yazıyorum ki rota oluştururken size de fikir kaynağı olsun. Gittiğim yerlerle ilgili ayrıntılı yazılar zaten yazacağım.

1. Gün: Cape Town-Hermanus-Swellendam-Oudtshoorn

  • Cape Town’dan yola çıkış, bazı eksikleri giderme amaçlı alışveriş.
  • Hermanus’da ufak bir mola (balina mevsimi olmadığı için Hermanus’u sonraya bıraktık, zaten yakın mesafede)
  • Swellendam kasabasında sırf adından dolayı ünlenen Ronnie’s Sex Shop diye bir yerde mola
  • Oudtshoorn’a varış.
  • Konaklama: Cango Mountain Resort’da kamp
Hermanus

2. Gün: Oudtshoorn

  • Rust-en-Vrede şelalesi
  • Sarkıt ve dikitleriyle Prometheus film setinden fırlamış Cango Caves mağarasında Adventure Tour.
  • Wilgewangel Holiday Farm’da öğle yemeği: Gölet manzarası, zipline, deveye binme gibi tatlış aktiviteler.
  • Yapamadıklarımız: Devekuşu Çiftliği.
  • Konaklama: Cango Mountain Resort’da kamp.
Cango Caves

3. Gün(Noel): Wilderness

  • Wilderness kasabasına ulaşım.
  • Konaklama konusunda ufak bir pürüz ve yeni bir yer bulma çabası
  • Wilderness Beach’de yürüyüş, gün batımı.
  • Akşam: George’a arabayla gidip açık restoran arama ve Hint restoranı bulma (Mumbai Cafe)
  • Konaklama: Village Inn Backpackers’da 6 yataklı oda.
Wilderness’da gün batımı

4. Gün: Knysna (Günübirlik)

  • Kasabayı çevreleyen lagünün inanılmaz ve ötesi manzarası için Knysna Heads’e sürüş
  • Plaja inmek, yüzmek, güneşlenmek
  • Knysna Waterfront’ta gezmek.
  • Konaklama: Village Inn Backpackers’da 6 yataklı oda.
Knysna Heads

5. Gün: Wilderness

  • Eden Adventures firmasından kano kiralayıp nehir üzerinden kanoyla Wilderness National Park’a giriş.
  • Parktaki Kingfisher Trail yürüyüş rotası, yüzme, serinleme
  • Map of Africa olarak adlandırılan, görüntü olarak Afrika haritasını andıran tepeler topluluğu
  • Öğlen George’da Çin yemeği-Golden Coast Chinese Restaurant.
  • Akşamüstü Island Lake isimli gölde gün batımı.
  • Konaklama: Village Inn Backpackers’da 6 yataklı oda.
Wilderness’da Kano

6. Gün: Robberg Nature Reserve-Plettenberg Bay

  • Robberg Nature Reserve’de birkaç saat yürüyüş, inanılmaz ve ötesi manzara, kum tepelerinden yuvarlanmaca, muhteşem okyanus kıyısında yüzmece.
  • Yetmemiş gibi ülkenin en popüler plajlarından birini barındıran Plettenberg Bay’de biraz daha yüzmece
  • Plettenberg’de akşam yemeği: Moby Dick’s Seafood Grill
  • Konaklama: Tsitsikamma Sunrise Caravan Park’da kamp.
Robberg

7. Gün: Bloukrans Bridge-Nature’s Valley

  • Dünyanın en yüksek köprü bungee jumping noktası Bloukrans Bridge’den atlayış
  • Oradaki restoranda öğle yemeği
  • Buranın Kelebekler Vadisi diyebileceğim Nature’s Valley’de dingin, yüzmeli, yürüyüşlü saatler.
  • Konaklama: Tsitsikamma Sunrise Caravan Park’da kamp.
Bloukrans Bridge

8. Gün: Tsitsikamma National Park

  • Yeşil zehirlenmesine uğratacak, tropikal ülkelerden fırlamış TNP’da iki adet zorlu yürüyüş rotası, bol bol güzel manzara, bol bol yüzme.
  • Akşam yemeği: Plettenberg Food Market (Main St. üzerinde), ucuza güzel yemek bulma sevinci, canlı müzik
  • Konaklama: Tsitsikamma Sunrise Caravan Park’da kamp.
Tsitsikamma

9. Gün (Yılbaşı): Jeffrey’s Bay-Port Elizabeth

  • Güney Afrika’nın en meşhur surf noktası Jeffrey’s Bay’da surf yapmaca
  • Port Elizabeth’e varış.
  • Yeni Yıl kutlamaları: Port Elizabeth Plajı’nda havaifişek gösterisi
  • Boardwalk Hotel Casino.
  • Konaklama: Abby’s Guesthouse

10. Gün (1 Ocak): Addo Elephant Park

  • Ülkenin üçüncü en büyük doğal yaşam parkı Addo’da Big Five olarak geçen vahşi hayvanların izini sürmek.
  • Konaklama: Abby’s Guesthouse
Addo

11. Gün: Port Elizabeth’den Cape Town’a dönüş.

  • Molalarla birlikte tam 11 saat süren yorucu bir dönüş yolculuğu.
  • Konaklama: EVİM ULAN!

RAKAMLARLA GARDEN ROUTE

Öncelikle bu yazıyı yazdığım günün güncel kuru: 1 TL = 3.28 Rand (ya hayır önceden 4tü lanet olası pislikkkk)

10 günlük Garden Route gezime ayırdığım, tahmini bütçem 6000 Rand’di.

Bunun yaklaşık 4500’ünü harcadım.

Daha çok da harcayabilirdim aslında, ama bazı avantajlarım oldu. Bunlardan ilki pahalı olduğunu düşündüğüm ve ilgimi çekmeyen ekstrem spor aktivitelerini yapmamaktı. Mesela Bungee Jumping yapmak yerine Delight’la birlikte köprüdeki yürüyüş turlarına katıldık. Hem atlamadık hem de atlama deneyimine yakından tanık olduk. Simon ve Antreas kişi başı fotoğraf ve videolarla birlikte 1500 Rand verirken biz 150’şer Rand vererek işin içinden sıyrıldık. Bir başka örnek Hermanus yakınındaki Gansbaai kasabasında köpekbalıklarıyla kafes dalışıydı. Bu da çok ilgimi çekmeyen bir konseptti. 900 Rand tutuyordu. Tsitsikamma Parkı’nda Afrikanyon diye zipline, rafting ortaya karışık bir tur var, onun fiyatı 900 Rand’di onu da es geçtik, onun yerine trekking yapmayı seçtik. Bir diğer avantajım da öğrenci iznim olmasından kaynaklıydı. Dolayısıyla buranın vatandaşı olmasam bile onların ödediği fiyatları ödeyerek girdim çoğu yere. Mesela Addo Elephant Park’a 272 ödeyecekken 68 Rand ödedim.

Fakat en büyük avantajımız araba kiralamaya para vermememiz oldu. Çünkü yola zaten Antreas’ın arabasıyla çıktık. Eğer araba kiralayacak olsak 10 gün için kişi başı 1000 Rand’den başlayan rakamlar vermemiz gerekirdi diye tahmin ediyorum. Yollar Port Elizabeth’e kadar çok çok düzgün. O yüzden 4×4 falan kiralamanıza gerek yok.

Daha da az harcayabilirdim ama uyku tulumu almam gerekiyordu ve en dandik uyku tulumu bile 400 Rand’den başlıyor. Bir de ilk gün hastalanınca aldığım ilaçlar 150 Rand tuttu. Ayrıca bizimkimler market alışverişi konusunda bazen kendini kaybediyordu. Ay hadi şunu da alayım, bunu da alayım derken abur cubur yer geçiştiririz dediğimiz günde bile markete girip 500 randlik alışveriş yapıp çıkıyorduk.

Bu arada her birimiz market alışverişi ve benzin gibi şeylere kişi başı 1350’şer Rand harcamışız.

Dışarıda yemek yediğimizde asla aşırıya kaçmamaya çalıştım. Çin ve Hint yemekleri porsiyonu 50-60 Rand. Steak, hamburger tarzı yemekler 90-100 Rand oluyor.

Konaklamamız 2 gün kamp, 3 gün hostel, 3 gün kamp, 2 gün guesthouse şeklinde oldu. Kamp yerlerinde fiyatlar kişi başı gecelik 60 Rand’den başlıyor. Genelde çadır başına fiyat alıyorlar. İşte kaldığım yerlerin fiyat listesi: Tabi Tsitsikamma ve çevresi çok daha popüler olduğundan hem kamp hem de hostellerde fiyatları artıyor.

Cango Mountain Resort: Çadır başı gecelik 255 Rand

Village Inn Backpackers: Yatak başı gecelik 190 Rand

Tsitsikamma Sunrise Caravan: Çadır başı gecelik 350 Rand

Abby’s Guest House: Gecelik kişi başı 250 Rand

Trekking için parklara giriş de kişi başı 50-150 Rand aralığında gidip geliyor. Kano, mağara tünellerinde macera turu gibi aktiviteler kişi başı 160 Rand civarı. Hayvan çiftlikleri 150-250 Rand aralığında değişebiliyor (vatandaş değilseniz ya da oturum izniniz yoksa.

Toplamda 2500 km katetmişiz git gel. Benzine ne kadar verdiğimizi şu an hesaplayamayacağım çünkü beynim aktı, ama Antreas bize en başta kişi başı 500 rand yeter demişti. Sanırım kişi başı 600 belki 700 Rand gibi bişey vermişizdir.

SON OLARAK

  • 10 günlük gezimiz boyunca sorunla karşılaşmadık. Garden Route üzerindeki bölgelerin çoğu Cape Town’a göre daha güvenli ve sakin
  • Kamp yerleri baya güvenli. Zaten kamp yerlerine vardığımızda en tekinsiz insanların biz olduğuna kanaat getirdik. Millet çoluğunu çocuğunu almış karavanıyla, benim şu an kaldığım oda büyüklüğünde çadırlarıyla gelmişti. Yani kaldığımız yerlerde genelde huzurlu ve nezih bir ortam hakimdi.
  • Siz yine de belli başlı kurallara uyun tabi. Mesela değerli eşyalarınızı arabada bırakmayın. Market alışverişi için durduğumuzda arabada illa bir kişi kaldı. Baktık ki hepimizin çıkması lazım, koltukların üzerinde ve görünürde asla eşya bırakmadık.
  • Kıyıdan uzaklaşıp iç kısımlardan gittiğimiz noktalarda uzun bir süre telefon çekmedi, özellikle Oudtshoorn’da.
  • Yolda karşınıza aniden çıkacak hayvanlara karşı temkinli olun, özellikle maymunlar başı boş geziyor.
  • Babunları asla beslemeyin, kendilerinin saldırgan hayvanlar olabileceğini şu yazımı okuyanlar bilir. 500 Rand cezası var.
  • Garden Route üzerindeki şehirlerde hostellerde nerede ne yapılır temalı broşürler ve kitaplar satılıyor. Coast to Coast kitabı kasaba kasaba şehir şehir hosteller hakkında bilgi veriyor.

 

 

Aklıma şimdilik gelenler bunlar. 2017 yılını noktalarken yaptığım bu muhteşem gezinin her bir gününü ayrı ayrı yazmak için sabırsızlanıyorum. Takipte kalın!

 

 

 

 

 

2 thoughts on “Garden Route Gezisinin 5N-1K’sı

  1. Afrikada gezmek icin kismen guvenli ulkelerden ozellikle Mozambik, Madagaskar, Botswana, Ruanda (galiba oranin Isvicre’si) , Uganda, Zambiya ve Zimbawe ile ilgli cok az bilgi var. Yazilari bekliyoruz 😉 Garden Route bir dahaki gelisime kismet artik.

    1. Evet haklısınız, ben de Botswana ve Mozambik hakkında araştırma yaparken doğru dürüst bilgi bulamamıştım. Ama kesinlikle kafama koydum, şimdiden planlamaya başladım bile 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
17 × 10 =


*