Güney Kore’nin Sürpriz Atı: Gangneung

Çok bilinen bir yer olmamasına rağmen pek çok köşesinde insanı şaşırtan şeyler barındıran bir şehir Gangneung, özellikle az bilinen şehirlerde ilginç müzeler keşfedip define bulmuş gibi sevinen biriyseniz burası sizi tatmin edecek.

Sun Cruise Hotel

Güney Kore’de Sokcho’dan sonraki durağım Gangneung oldu. Kendisi Gangwon bölgesinin en büyük, Güney Kore’nin de üçüncü en büyük kıyı şehri olur.

Şehre aslında bir gün ayırmıştım ve oradan Samcheok şehrine gidecektim, Gangneung’da gezilecek yerlerin birbirine çok yakın olduğunu düşünme gafletine girmişim. Şehre ayak bastığımda Couchsurfing’den bulduğum eve gitmek için küçük aksilikler yaşarken şehrin aslında ne kadar büyük olduğunu anladım. Neyse ki durakta tanıştığım, ailesinin Türkiye’ye aşık olduğunu öğrendiğim bir üniversite öğrencisi doğru otobüsü bulmama yardım etti. Neyse.

Yaz mevsimlerinde plajları sayesinde turistlerin akınına uğrayan Gangneung şehri aslında ülkenin en önemli festivallerinden biri olan Danoje Festivali’ne ev sahipliği yapıyor, hatta 5 Mayıs ülkenin önemli ulusal tatil günlerinden biri. Bu festival boyunca Joseon Krallığı’na özgü eğlenceler, ritüel, tiyatro, güreş, el sanatları ve çok daha fazlası sergileniyor. Tabi ki Ekim ayında olduğumuz için bunlar gözlemleme fırsatım olamadı.

Hazırsanız Gangneung gezi rehberi huzurlarınızda.

ULAŞIM

Tabi ki Türkiye’den direkt uçuş yok ama zaten Güney Kore seyahatinize buradan başlamazsınız. Seul ya da civar şehirlerden tren ya da otobüsle kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Zaten Güney Kore’nin en uzak iki noktası arasında bile maksimum 6-7 saatlik bir otobüs yolculuğu olabilir.

Sokcho’dan bindiğim otobüse 6300 won vermiştim (1000’e bölerseniz dolar oluyor)

Otobüs terminali şehir merkezine birazcık uzak, uzak dediğim arabayla 15 dk falan.

Şehir içinde metro hattı yok, dolayısıyla otobüs ya da taksiyle ulaşımınızı sağlayabilirsiniz. Otobüs ağı oldukça işlek, üstelik otobüslerde Korece anonsun yanında İngilizce anons da yapılıyor. Bu arada ulaşım sağlarken bineceğim otobüs numaralarına ben hep Google Maps üzerinden bakıyordum, halbuki Google Maps Güney Kore’de çok kullanılabilir değil. Hükümet Kore Savaşı’ndan sonra Google ürünlerinin ülkedeki kullanımını sınırlamayı amaçlamış, özellikle Kuzey Kore vb istenmeyen yerlere bilgi sızmasını önlemek için. Size önerim telefonunuza NaverMap uygulamasını indirmeniz. Buraların Google Maps’i kendisi.

KONAKLAMA

http://booking.com sitesinden hostellere bakarsanız gecesi 20 usd civarında gayet yüksek puanlı hosteller bulabilirsiniz, hatta gecesi 16 dolara Aark House isimli bir guesthouse mevcut.

Tabi ki şansım yaver gitti ve Couchsurfing üzerinden çok tonton biriyle tanıştım. Bu arada baştan söyleyeyim, az önce kontrol ettim ve kendisi şu an için misafir kabul edemiyor.

Kadın tee Amerika’da UIUC (Urbana Champaign)’de biyomedikal mühendisliği okumuş sonra geri dönmüş, burada üniversitede öğretim görevlisi. Evlenmiş, boşanmış, 7 yaşında çocuğu var. Ailesiyle yaşıyormuş bir de. Aslında ailesinin (sanırım evlilikle ilgili) baskılarından dolayı arada Riva’daki taş ev misali beni misafir ettiği eve kaçamak gelip kalıyormuş, kalmadığı zamanlarda da gelen yabancıları ağırlıyormuş. Evin dört bir yanına da küçük notlar, sevgi sözcükleri, talimatlar ve hediyeler bırakmıştı. Beni küçük sürprizlerle şaşırtmıştı adeta.

Kaldığım muhit

Çocuğunu okuldan alması gerektiği için kendisiyle sadece yarım saat konuşma fırsatımız olsa da oldukça eğlenceliydi. İşte bazı insanlarla yarım saat konuşmanız yetiyor böyle. Neyse.

GEZİLECEK YERLER

Gangneung’da gezilecek yerlerin çoğu merkezi Gyeongpo bölgesinde toplanmış. Gyeongpo plajı ve gölü çevresinde yani. Ancak Gyeongpo’ya biraz uzak olan Jeongdongjin bölgesinde de azımsanamayacak güzellikler var.

Gyeongpo Plajı

Ayakkabılarınızı çıkarın ve upuzun bir sahilde dalgalar ayağınıza çarparken balık tutan amcaları ve dalgalardan kaçan küçük çocukları seyreyleyin. Yazın gelirseniz denize girmeyi de unutmayın.

Gyeongpo Plajı

Gyeongpoho Gölü

“Ayna gibi berrak” anlamına gelen Gyeongpoho gerçekten de bu muhteşem göle çok yakışıyor. Burası göçmen kuşların uğrak yerlerinden biriymiş. Ayrıca eskiden şehirde en çok balık tutulan yerlerden biriymiş ancak gölde kirlilik oluşmaya başlayınca burada balık tutmak yasaklanmış.

Göl kenarında bisiklet kiralayabileceğiniz dükkanlar var. Bisiklete doğru dürüst binebiliyor olsaydım asla kaçırmayacaktım. (evet, bisiklete binmeyi bilmeyen bir gezgin)

Chamsori Gramophone& Edison Science Museum

Dünyanın en büyük gramofon müzesine hoşgeldiniz! Kurucusu Son Seongmok dünya üzerinde yaklaşık 60 ülkeyi gezmiş ve gittiği yerlerden gramofon başta olmak üzere pek çok antika eşyayı bu müzeye getirerek devasa bir koleksiyon oluşturmuş. Müzede 5000’i aşkın gramofon ve pikap koleksiyonu var.

Müzenin bir kısmı da gramofonun yaratıcısı Thomas Edison’a ayrılmış. Evet çoğumuz kendisini Tesla’ya yaptığı yamuktan dolayı eleştiriyor olsak da yiğidi öldürüp hakkını yememek de lazım. Edison bugünün müzik ve film sektörünün temellerini atmış adeta. Sadece gramofon değil, ampül ve projektör gibi çok önemli icatlarda imzası var kendisinin.

Chamsori Gramophone & Edison Science Museum

Müzede yazılar ne yazık ki İngilizce değil, ama ben müzede çalışan adamın yanına gidip “Dünyanın en büyük gramofon müzesinde nasıl ingilizce anlatım olmaz!” diye çemkirince mecburen 10-15 dk beni gezdirip bana ilk gramofonların nasıl çalıştığını anlatmıştı.

Müzenin giriş ücreti 12000 Won.

Ojukheon

Geleneksel Joseon mimarisine göre yapılmış olan Ojukheon House, Joseon döneminin önemli filozoflarından Yulgok Yil’in yaşadığı ev aslında. Yulgok ve annesi Sin Saimdang o dönemin siyaset ve ilimdeki ilerlemelerine önemli katkıda bulunmuş alimler. Ne kadar önemli ve saygın insanlar olduklarını, analı oğullu resimlerinin kağıt paraların üzerine basılmış olmasından anlayabilirsiniz. Sin Saimdang son derece başarılı bir ressammış. Oğlu Yulgok Yil ise Konfüçyanizm öğretilerinin izinden giden bir alim. Küçükken girdiği bütün devlet sınavlarında birinci olmuş adam (OKS 6.lığımla övünürdük bir de ailecek). Evi dolaşırken bu ikilinin hayatlarından kesitlere rastlayabilirsiniz.

Müzenin çıkışındaki şirin kafede yeşil çaylı latte içmeyi ihmal etmeyin.

Yulgok Yil heykeli
Düşünsenize bir ülkeye gidiyorsunuz paranın üzerinde böyle bir surat bu falan asdjdffk
Bahsettiğim Kafe

Jeongdongjin

Gangneung’un bir sahil şehri olduğunu ve deniz turizminin en aktif olduğu şehirlerden biri olduğunu daha önce söylemiştim. Bunu doğrular şekilde adamlar buraya şöyle ikonik bir otel inşa etmişler. 2002 yılında açılan Sun Cruise Hotel dünya üzerinde karaya oturmuş gemi konseptli ilk otel olarak biliniyor. (bizde daha sonra Titanik Otel falan filan açıldı mesela). 165 metre uzunluğunda ve 45 metre yüksekliğindeki bu otelde tam 211 oda varmış.

Bu geniş plaj özellikle muhteşem gün doğumu manzarasıyla biliniyor. Hatta yeni yıl sabahı geleneksel olarak gün doğumu izleme etkinliği düzenleniyormuş her yıl.

Haslla Art World

Burası çok ilginç bir modern sanat müzesi. Tezekten heykel ve işleme yapıldığını duymuş muydunuz mesela? Adamlar yapmış olmuş. Ayrıca müzede çeşitli geçici sergiler ve hem çocuklar hem de yetişkinler için workshoplar oluyor.

 

Buraya ulaşmak için Jeongdongjin istasyonundan 11, 112, 113 ya da 114 numaralı otobüslere binebilirsiniz.

Müzenin sadece dış kısmını (parkı) gezmek isterseniz 6000, sadece iç kısmını gezmek isterseniz 7000, ikisini birden gezmek isterseniz 10000 won vermeniz gerekiyor.

Tongil Park

Bu parkta ilk göze çarpan şey bir denizaltı, evet hem de bildiğiniz gerçek bir deniz altı. 1996’da yaşanan ilginç bir hikayesi var San-o-glass isimli bu denizaltının. Kuzey Kore’den Gangneung kıyılarına bu denizaltı ile gönderilen 25 kişilik ekibin görevi bölgedeki askeri üsleri gözetleyip bilgi toplamakmış. Ne hikmetse motorda çıkan bir arıza yetmezmiş gibi denizaltı bir de kayalıklara oturunca ekip orayı terkedip dağılmak zorunda kalmış. Tesadüfen denizaltını fark eden bir taksici askeri kuvvetlere haber verince günler süren bir köşe kapmacaya sahne olmuş Gangneung kıyıları. Ekibin bir kısmı kaptan tarafından (başarısız oldukları için) öldürülüyor, bir kısmı çatışmalarda ölüyor. Bir kişi canlı yakalanıyor sadece.

O gün bugündür denizden çıkartılan bu denizaltı ibret olsun diye bu parkta sergileniyor.

Anmok Beach

Burası “coffee street” olarak da biliniyor çünkü plaj boyunca irili ufaklı bir sürü salaş kafe sıralanmış. Benim kaldığım yer burası olduğu için akşamları yemeğimi, kahvemi vs buralardan alıyor ve sahilde oturup yiyordum.

Bu arada alakasız bilgi: Otobüsle geçerken şöyle bir yere rastlamama kaç puan.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*