Acısıyla Tatlısıyla Seul’de Tıkınmacalar

Uzakdoğu’ya gitmeden önce en çok endişelendiğim nokta yemek mevzusuydu. Annemin “ay onlar köpek, böcek yiyor” demesinden midir, çubuk tutmayı bile doğru düzgün bilmeyişimden midir bilinmez, ufak da olsa bir aç kalma korkusu yaşadım. Ancak İstanbul’a döndükten sonra seyahatim boyunca yediğim yemekleri çok özlediğimin farkına vardım. Hatta mümkünse kendim evde tarif alıp yemek yapmayı düşünecek kadar (henüz hayata geçmedi tabi). Güney Kore’nin hareketli başkenti Seul, Kore mutfağının farklı lezzetlerini denemeniz için en uygun yer. Dolayısıyla burası için ayrı bir yazı yazmak istedim. Seul’de 6 gün boyunca neyi nerede yediğimden/içtiğimden bahsedeceğim.

Başlamadan önce Güney Kore’de yemek kültürü hakkında genel bilgi vereyim istiyorum.

  • Öncelikle domuz eti yeme konusunda hassassanız söyleyeceğiniz yemeklerde bunu dikkate almanız lazım. Yemeklerin önemli bir kısmı domuz eti içeriyor.
  • Eğer acı yeme eşiğiniz düşükse, merak etmeyin zamanla o eşik seve seve yükselecek, çünkü yemeklerin önemli bir kısmı acılı olacak.
  • Dilerseniz sipariş verirken “Deol Mapge Haejuseyo” (acısı az olsun lütfen) diyerek şansınızı deneyebilirsiniz.
  • Türkiye’de bir restoranda suya 5 tl vermekten şikayetçiyseniz burası size bir cennet gibi gelecek. Neden derseniz, adamlar söylediğiniz yemeğin yanına otomatik olarak su getiriyorlar, hem de sınırsız, hem de bedava!
  • Yemeğin yanında gelen şeylerden bahsetmişken, inanılmaz bir çeşitlilik var yemeklerde. Siz bir şey söylüyorsunuz, yanında mutlaka en az iki tane garnitür geliyor. Bazen o kadar çok şey geliyor ki hepsini bitiremiyorsunuz, 3  öğünlük yemek çıkıyor oradan.
  • Bu garnitürlerin içinde en sık getirilen şey acılı lahana turşusu olan Kimchi. İnanılmaz acı bir şey.
  • Bahşiş olayı kesinlikle yok, yediğiniz kadar ödüyorsunuz.
  • Restoranlarda ingilizce bilen insan bulma ihtimaliniz çok fazla değil. O yüzden yemek isimlerinin Korece okunuşlarını ve yazılışlarını öğrenseniz fena olmaz.

GAMJATANG (감자탕)

Seul listesine sert bir giriş yapalım. Adı ne kadar zarif görünse de kendisi bir o kadar acı bir çorbadan bahsediyoruz. Çorbanın ana maddesi domuz eti (omurga). Bunun dışında içinde aklınıza gelebilecek her türlü sebze ve malzeme var: noodle, susam, patates, soğan, turp, biber vs. Eğer o inanılmaz acıya ve gözlerinizden fışkıran yaşlara alışabilirseniz Macas usülü Gulaş çorbasına benzediğini fark edeceksiniz.

Ben gamjatang çorbasını Chamimat Gamzatang isimli restoranda yedim. Yanında kimchi de dahil olmak üzere pek çok garnitür gelmişti çorbanın. Fiyat: 7000 won (yaklaşık 6.5 dolar). Adres: 2-26 Changcheon-dong, Seodaemun-gu, Seoul, South Korea.

KALGUKSU (칼국수)

Noodle çorbası diyebiliriz Kalguksu için. Kalguksuda erişteler genelde kalın kesilmiş oluyor ve et suyunda hazırlanıyor. Kalguksunun pek çok çeşidi var; tavuklusu, deniz ürünlüsü, vejetaryen versiyonu vs.

Kalguksu’yu denemek için Seul’un en hareketli bölgelerinden biri olan Myeongdong’daki Myeongdong Kyoja (명동교자) isimli restorana gittim. Menü zaten 4 çeşit Kalguksudan ibaret, o yüzden karar vermeniz çok uzun sürmüyor. 8000-10000 won arası değişen fiyatlarla gerçekten çok büyük bir kasede yiyebiliyorsunuz noodle’ı. Yanında da Kimchi geliyor yine.

20161002_163756_richtonehdr

img_4189

Bu mekanda yine meşhur bir Kore yemeği olan mandu, yani tahmin edebileceğiniz üzere mantı da mevcut. Tabi onlardaki mantı bizdekinin on katı büyüklüğünde içine bir dünya şey doldurulmuş olan versiyonu.

DAKGALBI (닭갈비)

Acı olmasına aldırış etmeden gözümü kırmadan yiyebileceğim tek yemek budur herhalde. Dakgalbi, kuşbaşı doğranmış tavuk etlerinin muhteşem bir sos ve çeşitli sebzelerle marine edilmesiyle yapılan harika bir yemek. En güzel yanı da yemeğin önünüzde pişiriliyor olması. Evet yanlış duymadınız. Önünüzdeki masanın üzerinde bir ocak oluyor ve siz masa seçtiğinizde gelip malzemeleri önünüzde ocağa koyuyorlar ve pişirmeye başlıyorlar. Sonrasında da ara ara gelip kontrol ediyorlar ve uygun kıvama geldiğinde size işaret ediyorlar.

20161003_185917_richtonehdr

Dakgalbi için Seul’de önerebileceğim ilk yer 춘천집, yani Choon Chun Jip. Buranın Seul’de birden fazla şubesi var, benim denediğim Changdeokgung Sarayı’na yakındı. İkinci ve asıl önerim ise Seul’e bir saat uzaklıktaki Chuncheon şehrinde yer alıyor. Buraya zaten günübirlik bir gezi düzenlemiştim ve bunun nedenlerinden biri de dakgalbi yemeğinin hasının burada olmasıydı. Hatta Dakgalbi Street dedikleri bir bölge var, bütün cadde dakgalbi yapan restoranlarla dolu. Benim gittiğim restoranın adı Myungdong 1beonji Dakgalbi’ydi, üzerinde zaten şöyle de bir table var. Fiyatlar da üzerinde yazılı.

20161003_184552

GIMBAP (김밥)

Kore usülü fast food diyebiliriz gimbap için. Seul’de restoranlardan tutun da süpermarketlere kadar hemen her yerde satılan, oldukça ucuz ve doyurucu bir yemek. Temel olarak pirinç, sebze ve etten oluşan bir harcın kurutulmuş deniz yosununa sarılması ile yapılıyor.

img_4260

Gimbap aslında her yerde bulabileceğiniz ve hemen her yerde aynı kalitede yapılacak bir ürün. Ben Seul’de kaldığım bölge olan Sillim’de yemiştim, fiyatı 3000 won’du. Yediğim yerin Korece adı aşağıdaki fotoğrafta görülebilir (Beyaz arkaplan, kırmızı yazılar)

20161004_120217_richtonehdr

KOREAN BBQ (고기 구이)

Eğer sipariş ettiğiniz yemek önünüzde pişsin ve yemeğe başlamadan önce koku alma duyunuz tatmin olmada en üst seviyeye erişsin istiyorsanız Kore usulü barbekü tam size göre. Sipariş ettiğiniz etler dakgalbi’de olduğu gibi sizin önünüze getiriliyor, tabi yanında binbir çeşit sebzeyle birlikte. Kısacası kendi çapınızda masanın üzerindeki ızgarada mangal partisi düzenliyorsunuz.

Ben bunun hasını Jeju’da yemiştim ancak Seul’de de adını çok duyduğum Maple Tree House isimli mekana da uğramamazlık etmedim. Aslında turistik restoranları çok sevmiyorum ama Güney Kore’de herhangi bir mekanda lokallerden çok turist göremezsiniz. Tabi fiyat olarak da önceki yemek seçeneklerine göre çok daha pahalı. Fiyatlar 15000-17000 won aralığında değişiyor ama Seul gibi bir şehirde de bir gece de kendinizi şımartmanızın kime zararı dokunur?

BULGOGI (불고기)

Bulgogi Kore usulü ızgara et anlamına geliyor. Bulgogi Burger oldukça popüler bir yemek. Ben de Adult House (어른이집) isimli bir barda denemiştim. Birayla birlikte 6000 won tutmuştu. Çok farklı bir tadı olduğunu söyleyemem.

MATCHA LATTE

Yeşil çayı Uzakdoğu’da ayrı bir sevdim. Her tatlının ve içeceğin içine konuluyor, hatta dondurması bile yapılıyor. Seul’de Myeongdong’daki Osulloc Tea House ise şehirdeki en köklü kafelerden biri. Green Tea Latte’sinin tadına bakmayı ihmal etmeyin.

img_4136

KAHVALTI

İnsan uzun süre evden uzak kalınca ister istemez peynirli ekmekli ballı reçelli Türk kahvaltısını özlemeye başlıyor bir noktada. Serpme Türk kahvaltısının yanından bile geçemeyecek olsa da en azından peynir, sosis gibi şeylerle hasret giderebileceğiniz kafe zincirleri var. Paris Baguette, Twosome Place (evet garip bir çağrışım yapıyor) ve Angel in Us bunlar içerisinde en bilinenleri. İçlerinden Paris Baguette en ucuz olanı, Angel in Us ise kahvaltı için biraz pahalı olabilir.

SOKAK YEMEKLERİ

Bütçe ile ilgili yazımda Güney Kore’de sokak yemeği kültürünün çok yaygın olduğundan bahsetmiştim. Dolayısıyla kimi zaman restoranda yemek yerine sokak tezgahlarında yapılan çeşit çeşit yemekleri ve tatlıları deneyebilirsiniz. İşte sokak yemeklerinden bazı kareler.

Kızarmış muz
Kızarmış muz

img_4119

20161004_172946_richtonehdr

20161004_173016_richtonehdr

img_4020

 

Myeongdong’da Maraş Dondurması satan bir adet Türk bile mevcut. Duyduğuma göre Maraş Dondurması buralarda çok revaçtaymış.

NORYANGJIN FISH MARKET

Uzakdoğu şehirlerinin olmazsa olmazı balık pazarlarından Güney Kore de fazlasıyla nasiplenmiş. Özellikle Jeju ve Busan gibi kıyı şehirlerinde fevkalade balık pazarları mevcut. Seul’de ise Dongjak-gu bölgesinde oldukça büyük bir balık pazarı var. Biz iki Alman, iki Türk, bir Koreli olarak bir Temel Fıkrası edasıyla bu markete daldık. Koreli arkadaşımız bizi ahtapot ve yukhoe yemeye götürdü. Yukhoe bildiğiniz çiğ et arkadaşlar. Ahtapotun da kesilen ama kesildikten sonra hareket etmeye devam eden kollarından denemiştik. Hemen benden iğrendiğinizi görür gibiyim, ama sakin olun. Bununla ilgili ayrı bir yazı yazacağım. Neyse, kişi başı 5000 won ödemiştik bu iki yemek ve yanında gelen garnitürlere ki benim beklediğimden çok çok daha ucuz oldu.

20161004_180602_richtonehdr

Tabi ki Seul’de denediklerim Kore mutfağının yarısı bile etmez. Kore mutfağı başlı başına bir evren. Gezi yazılarımı yazdıkça denediğim diğer yemekler hakkında da detaylı bilgi veriyor olacağım. Takipte kalın!

2 thoughts on “Acısıyla Tatlısıyla Seul’de Tıkınmacalar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
28 ⁄ 7 =


*